Boşa Geçen Zaman

Boşa Geçen Zaman

Biyoloji kitapları canlıların en önemli özelliklerinden birinin de tüketimleri olduğunu yazmaktadır. Her canlı büyür, büyüme enerji gerektiren bir olaydır. Enerji ise doğal kaynakların tüketilmesi sayesinde gerçekleşir. İnsan oğlu bu tüketimin dengeli,  sürekli ve çeşitli olması için üretim yapmaya başlamıştır. Üretim ve tüketim farklı yerlerde yapılması nedeniyle  bir yer değişikliğine yani hammadde veya ürünlerin taşınmasına ihtiyaç göstermektedir. Bu sayede taşıma dünyamızın vazgeçilmez işlemi haline gelmektedir.

Çağımızda amaç sadece taşımak değildir. Doğru zamanda, doğru malı, doğru yeren alıp, doğru koşullarla, doğru adetlerle, doğru yere,doğru fiyatlarla taşımak önem kazanmıştır. Burada belirtilen doğruların hepsi kontrol edilebilir, önceden tedbir alınabilen  faktörlerdir. İyi bir kontrol bizi 7 doğrudan 6’sını kontrol edebilecek hale getirmektedir. Kontrol edilemeyen tek şey fiyatlardır. Bu nedenle doğru fiyat aslında maliyetin en düşük olduğu fiyat olarak ele alınmaktadır. Belli bir iş kalitesini sağlayarak yapılacak işleri en düşük maliyetle gerçekleştirmek iş başarısıdır.  

Genellikle nakliye sektöründe yaşanan öldüresiye rekabet nedeniyle nakliye şirketleri veya araç sahipleri iş alabilmek amacıyla maliyetlerini en geriye çekecek şekilde çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Yani verecekleri hizmetin kalitesini düşürmektedirler.

Bu iş için uygulanan sistemlerin başında düşük kaliteli mazot kullanarak mazot giderlerinin düşürülmesi gelmektedir. Araçların yakıt sistemlerine telafi edemeyecekleri büyük hasarlar vermektedirler, Zamanında bakım yapmayarak, yağ ve filtre değiştirmeyerek araç ekonomik ömürlerini kısaltmaktadırlar.

İkinci sistem taşıma haddinden daha fazla yük almaktır. Bu sayede bir yerde normalden fazla malı taşıyarak diğer arkadaşlarının iş yapmalarına engel olup, boş oturmalarına neden olmaktadırlar. Bu da ileride kendilerinin boş oturmalarına yol açmaktadır. Araçların aşırı yükleme ile ekonomik ömrünün azalması, yolların bozulması, araç kullanımının tehlikeli hale gelmesi gibi bilinen nedenleri saymıyorum.

Çalışma saatlerini uzatarak sürücü masrafını düşürmek de bir yöntemdir. Bu yolla az maaşla çok yol yapılırken şoför maliyetleri azaltılmaya çalışılmakta ancak yorgun sürücülerin neden oldukları iş kazalarına engel olunamamaktadır.

Bütün bu saydıklarımız kaliteden feragat ederek maliyetlerin tehlikeli biçimde indirilmesi operasyonlarıdır. Hatalıdır, yapılmamalıdır. Gerçek maliyet indirimi kalitenin azaltılması ile değil kullanım veriminin arttırılması ile sağlanabilir. Bu amaçla bir nakliye maliyetinin üzerinde zaman zaman hesaba almadığımız amortismanların sefer başına minimum hale getirilmesi gündeme gelmelidir. Her aracın belli bir ekonomik kullanım ömrü vardır. Bu kullanım ömrü başındaki araç bedeli ile sonundaki araç bedeli arasındaki fark bizim aracı kullanmaktan doğan kaybımızdır. Bu kayıp elde edilecek olan karla karşılanmaktadır. Bu kayıp aracın alım bedelinin uygunluğuna, kullanım sırasındaki bakımlarına ve satış sırasındaki değerine göre azalır ve çoğalır. Her şeyin ideal olduğu durumlarda sabittir. Değişken olan şey bu araçların kaç sefer için kullanıldığı yani kaç km için kullanıldığıdır. Araçlar km yaptıkları sürece kar yaratırlar. Duran araç, boşta bekleyen araç kar değil masraf üretmektedir. Bu nedenle araçların boşta beklemelerini minimize etmek kara nakliyenin en önemli konusu haline gelmektedir.

Araçlar iki şeklide boşta beklemektedir. Üzerinde yük ile fabrika veya depo kapılarında boşaltılmak için veya yüksüz olarak bir iş aradıkları zaman içinde. Her iki durumda da mazot harcamadığı, yedek parça, lastik giderleri olmadığı için bekleme sıfır maliyetli bile görünse aracın kullanım değeri yani amortismanı, sigortası, şoför ücreti gider olarak çalışmaya devam edecektir. Bu zamanların kar üretici hale gelmesi hem işletici hem milli ekonomi açısında son derece önemlidir. Birkaç basit işlemle bu anlamsız giderlerin ortadan kaldırılması, lojistik giderlerin indirilmesi, nihai ürün maliyetlerinin azaltılarak ihracat avantajları yaratılması söz konusu olabilecektir.

Yapılacak işlerden birincisi ölçek büyüklüğünün arttırılmasıdır. Daha fazla aracın birlik, şirket, kooperatif gibi örgütler altında ortak yönetimidir. Bu sayede iş kapasitesi ile yük kapasitesi genişleyecek ve uygun çözümler bulunması sağlanacaktır. Yük bulma sistemlerinin komputerize olması, önceden bilgisinin temin edilmesi, programlı çalışma, araçlarda birden fazla sürücü ve römork kullanımı da bu maliyet avantajının yaratılmasına olanak sağlayacaktır.


Lojistik kuruluşlarının yani 3PL kuruluşların ana görevleri maliyetlerin optimizasyonlarla indirilmesi böylece üretici kuruluşlara stratejik avantaj sağlayarak hizmet verme yönünde de kaliteyi azaltmadan verimliliği arttırmak olmalıdır. Bu da işbirlikleri ile, iletişimle, sistem içinde kontrolle ve bilimsel çalışmayla sağlanabilir. Bunun sağlanması ile ekonomimizin  düzlüğe çıkma süreci hızlanacak, dış rekabetle savaşır hale gelinecek ve başarılı çalışmalara imza atılacaktır.

Hepimize kolay gelmesini diliyorum.

Atilla Yıldıztekin
ayildiztekin@ist.arkaslojistik.com.tr